EVLİLİK ENSTİTÜSÜ

İlişkileri okunabilir kılan kurum.

2008'den beri ilişkileri sezgiyle değil, gözlem ve ölçümle anlamaya çalışan bir araştırma ve klinik değerlendirme Enstitüsüyüz. Veri setlerimizi, bugüne kadar Enstitümüze başvuran 11.000'den fazla çifti analiz ederek oluşturduk.

Manifesto

Hepimiz gözümüzü bir ilişkinin içinde dünyaya açtık. İlk sinyallerimizi bazen ağlayarak, bazen ses çıkararak, bazen duyulmaya çalışarak verdik. Biraz duyulduk,…

…biraz duyulamadık. Bazı parçalarımız görünür oldu, bazı parçalarımız ise görünmeden kaldı. Sonra kendi seçimimizle başka ilişkilerin içine girdik; eksik kalmış yanlarımızın görülmesini, bir yere ait olmayı umduk. Ama çoğu zaman ilişkiyi yalnızca “doğru kişiyi bulmak” meselesi sandık ve zamanla hayal kırıklıkları yaşadık.

Bazen uzaklaştık, bazen açıklayamadığımız bir boşluk hissettik, bazen aynı ilişkinin içinde hem yakınlık hem yalnızlık yaşadık. Ve şunu fark ettik: bazı ilişkiler bir anda değil, sessizce uzaklaşıyor.

İlişkinin görünmeyen bölgeleri

Bir süre sonra “İlişkin nasıl gidiyor?” sorusu bile anlamını kaybetti. Çünkü ilişki artık yalnızca “iyi” ya da “kötü” diye açıklanabilecek bir şey değildi. Sanki ilişkinin görünmeyen bölgeleri vardı ama biz onları tarif edecek bir dile sahip değildik.

Bu noktada çoğu insan iki yoldan birine yöneldi: ya ilişkiye teslim oldu, ya da ilişkiden çıktı. Biz, postmodern çağın ilişkilerinin yalnızca “katlanılacak” ya da “çıkılacak” yapılar olmadığını düşündük. İlişkinin içinde olup bitenlerin yalnızca hissedilmek zorunda olmadığını; bazı parçalarının anlaşılabileceğini, hatta zaman içinde izlenebileceğini düşündük.

İlişkiler örüntülerle ilerler

Yıllar içinde gördük ki insanlar ilişki problemlerini çoğu zaman “iletişim sorunu” diye tarif ediyor; oysa bazen mesele konuşma biçimi değil, yakınlığın yavaş yavaş kaybolması. Ve ilişkiler yalnızca hislerle değil, tekrar eden örüntülerle ilerliyor. Bugüne kadar 11.000'den fazla danışanı gözlemleyerek, yüzlerce değişkeni inceleyerek ve klinik ölçüm araçları geliştirerek bu örüntüleri okunabilir hale getirdik.

İlişkiye bir sistem gibi bakmak

Çünkü bazı ilişkiler içeriden anlaşılmıyor; ancak dışarıdan bakıldığında, zaman içindeki hareketi izlendiğinde görünür hale geliyor. Bu yüzden ilişkiye yalnızca hissedilen bir şey gibi değil; okunabilen, analiz edilebilen ve zaman içinde değişimi takip edilebilen bir psikolojik sistem gibi bakıyoruz.

Geliştirdiğimiz testler, raporlama sistemleri ve canlı klinik görüşmelerle çiftlerin ilişkilerinin hangi bölgelerinde güç, hangi bölgelerinde kırılganlık olduğunu görünür kılıyoruz. Evlilik Enstitüsü olarak yaptığımız şey bu: hissedileni ölçülebilir, görünmeyeni okunabilir kılmak.

Tarihçe

On sekiz yıl boyunca ilişkilerin değişimini izledik: 10 durak.

Metodoloji

İlişkileri gözlemledik. Çalışma modelimizi buna göre kurduk: 4 ilke.